Stichting Burak

Bosna

Bosna Hersek turizm sezonumuz açılmış bulunmaktadır. Orada her türlü araba kiralama, otel ve rehberlik hizmeti beraber çalıştığımız FLAMINGO şirketi tarafından sağlanmaktadır. Kısaca ailenizle ve sevdiklerinizle rahat edebileceğiniz güvenli bir tatil için aşağıdaki irtibat numarası ile kontak kurabilirsiniz.
STICHTING BURAK Hac ve Umre Organizasyonu +387 644 061 837

Dikkat: Bu hizmetimiz gruplara rehberlik seklindedir. Hazirda herhangi sabit bir gezi tarihimiz bulunmamaktadir.

HEMEN KAYDOL !

Stichting Burak

Daha fazla bilgi

    Hacc veya Umre kaydı için iletişim bölümündeki kayıt formunu doldurup bize göndermeniz yeterlidir, biz sizinle irtibata geçer gerekli kısımları konuşuruz.

    Kesin kayıt için şu belgeler önemli ve mecburidir:

    1. Türk veya Hollanda pasaportunuzun vize aldığınız tarihden iitbaren en az altı aylık süresi olmalıdır.
    2. Pasaportunuz sadece Türk pasaportu ise NL – ID kartı beraber gelecek.
    3. Menejit aşısı yapılmış olarak aşı karnesi.
    4. Üç adet vesikalık fotoğraf (Hanımların fotoğrafı başörtülü olmalı)

    Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v.)’e umre yapmak vâcib midir? Diye soruldu da Rasûlullah (s.a.v.)’de: “Hayır, fakat umre yapmak değerli ve faziletli bir ibadettir” buyurdular. (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

    İmam-ı Şâfii diyor ki: Umre yapmak Rasûlullah (s.a.v.)’in sünnetlerindendir. Umrenin terk edilebileceğine dair ruhsat veren hiçbir delil bilmiyoruz.

    İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)’ın: “Umre vacibtir” dediği rivayet olunmuştur. (Tirmizî, Hacc: 88,)

    İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ): “Bir kere hacc, bir kere umre herkese vacibtir” demiştir.

    Umrenin sünnet olduğu görüşünde olan İmam-ı Âzam, senenin beş gününde umre yapmak mekruhtur der:

    1- Arafe günü  2- Nahir (kurban bayarmının ilk) günü, 3, 4, 5- Eyyam-ı teşrik (bayramın ikinci, üçüncü, dördüncü günleri).

    “Rasûlullah (s.a.v.)’in Ka’be’de tavaf etmesi ve Safâ ile Merve arasında koşması müşriklere gövde gösterisi yapmak içindi.” (Buhârî, Hac: 80;Tirmizi,hac:863)

    Tirmîzî: Kişi orada koşamaz ise normal olarak yürümesi bile caizdir.

    Resulullah (sav) Beytullah’ın etrafında tavaf, Safa ile Merve arasında, müşriklere kuvvetini göstermek için sa’y etti. (Ebu Davud, Menasik : 51)

    Hadis  :Resulullah (sav) ve ashabı (ra) Ciirrane’den umre yaptılar. Bu umrede Beytullah’ı remel yaparak tavaf ettiler. Bu tavafta ridalarının bir ucunu sağ koltuklarının altına koymuşlar, diğer ucunu da sol omuzlarının üzerine atarak ızdıba yapmışlardı. (Ebu Davud, Menasik : 50)

    Resulullah (sav) ve ashabı (ra) Mekke’ye, Yesrib hummasından bitkin düşmüş bir halde geldiler. Müşrikler (şehirde menfi bir dedikodu yaparak): “Yarın buraya humma hastalığından dermanı kesilmiş ve ondan çok izdırab çekmiş bir kavim gelecek” dediler ve (Müslümanların seyrine bakmak için) Hicrin arkasına oturdular. (Onların hainliğinden vahyen haberdar olan) Resulullah (sav), celadetlerini müşriklere göstermeleri için, Müslümanlar’a tavafın ilk üç şavtında remel yapmalarım, iki köşe arasında da adi yürüyüşle yürümelerini emretti. Bu hali gören müşrikler: “Bunlar mı hummanın bitkin düşürdüğünü zannettiğiniz insanlar, bunlar falan ve falandan daha sağlammış!” dediler.  (Müslim, Hacc 240)

    Ali (r.a.)’den rivâyete göre : Rasûlullah (s.a.v.)’e Hacc’ül Ekber hangi gündür? Diye sordum;  “Hacc’ül Ekber günü Kurban bayramının birinci günüdür.” buyurdu (Nesâî, Menasik: 134)

    Hac ve umreye iki hac denirdi. Kurban bayramında yapılana “Haccul Ekber” (Büyük Hac) Umreye de “Haccul Asğar” (Küçük Hac).

    Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Hac ve Umreyi beraber yapınız çünkü Hac ve Umre günahları ve fakirliği giderir. Tıpkı demir, altın ve gümüşün kir ve pasını körüğün giderdiği gibi kabul edilmiş haccın sevâbı ise ancak Cennettir.” (Nesâî, Menasik: 6)

    Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu: “Her kim hacceder ve bu yaptığı hac süresince her türlü kötü sözden ve Allah’ın çizdiği dosdoğru yolundan dışarı çıkmak gibi bir suç işlemezse geçmiş günahları affedilir.” ( Müslim, Hac: 79)

    “Hıcr veya Hatim” denilen yerde namaz kılmak ka’be de kılmak gibidir

    Âişe (r.anha)’dan rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Ka’be’ye girmeyi ve orada namaz kılmayı çok arzu ederdim. Rasûlullah (s.a.v.) elimden tutarak beni Hıcr denilen yere soktu ve şöyle buyurdu: “Ka’be’ye girmek istiyorsan Hıcr’de namaz kıl çünkü orası Ka’be’den bir parçadır. Kavmin, Ka’be’yi yaparken malzeme eksikliğinden dolayı Hıcr’ı Ka’be’den ayırdılar ve ayrı bir yer haline getirdiler.” ( Müslim, Hac: 70-Tirmizi,hac:876)