PROĞRAMLAR

Hacc proğramlarımız, Dört ve İki haftalık olmaktadır. Ayrıca özel durumundan dolayı acil grubuna alıp on günlük program da yapılabilmektedir.
Önce Mekke-i Mükerreme’ye  gidilip, daha sonra Mekke’den Medine-i Münevvere’ye  gidilmekte ve dönüşler Medine’den yapılmaktadır.

Burak Hacc ve Umre organizasyonunda:
On günlük ve Onbeş günlük proğramlarımız olmaktadır.  Umrelerde önce Medine-i Münevvere’ye, oradan Mekke-i Mükerreme’ye  gidilir, İsteyenler yiğirmi gün veya daha fazla kalabilirler.

Ders ve Sohbet  Proğramları:

Hacc veya Umrelerde Medine’de hergün sabah namazı sonu yeşil Kubbe önünde selamlama ve ayakta toplu dua yapıldıktan sonra yarım saat Hadis dersi-  Efendimiz sav. ve Sahabe-i Kiram Efendilerimiz anlatılmaktadır..

Ayrıca Medine’de inzal olan ayet ve surelerin tesbit edilerek mealinin okunması sağlanmaktadır. Özellikle Medine’de Hucurat suresi üzerinde durulmaktadır.

Hacc ve Umre proğramları başlamadan Hollanda’da seminerler ile başlayan proğramlarımız Mekke ve Medine’ de daha verimli olarak yapılmaktadır.

Özetle şu proğramlar yapılmaktadır:

— Akşamları yatsı sonu otelde veya Ravza bahçesinde açık havada sohbetler yapılır.

— Özel gruplar var ise grup başkanı isteğine göre sadece gruplara sohbet yapılır.

— Hanımlara ayrıca hanım hocalar tarafından özel veya genel sohbetler yapılır..

— Bütün gruplar hurma bahçesine götürüp gezdirilir ve öğle yemeği ikram edilir.

— Mekke ve Medine ‘de yaşayan Türk alimler ve büyük zatlar ziyaret edilir veya sohbete davet edilip istifade edilir…

ZİYARETLER

Hacc ve Umre ziyaretlerinde Medine ve Mekke’de yapılması gereken bütün ziyaretler Hocalarımızın rehberliğinde yapılmaktadır. Normal bilinen ziyaretlerden fazla olarak Medine’de müze, Mekke’de ise Sevr dağı, Hudeybiye ziyareti, Cirane kuyusu ve Umresi yapılmaktadır.

Mekke’de İcabe Mescidi hanımlar için olmazsa olmaz mutlaka ziyareti yaplılp, ’’Aile birliği ve ailede muhabbet’’ konularında Hocahanım sohbet etmektedir. Çünkü Efendimiz sav. Hıra’ya giidp gelmelerde ki yolculuğunda Hz. Hatice anamız ile burada buluşurlar ve sohbet ederlerdi, böylelikle bilinmeyen bir SÜNNET ihya ve ikmal edilmiş olmaktadır.

MEDİNE ziyareti 

Medine-i Münevvere yeryüzünde en mübarek topraklardır, zira orada kainatın Efendisi Hz. Muhammed Mustafa sallellahü aleyhi ve sellem’i misafir etmektedir. Kabri Şerifleri Yeşil Kubbe’nin altında Ravza-i Mutahhara’dadır.  Milyonlarca ümmet Peygamber Efendimiz sav. ziyaret etmektedir. Bu ziyaret çok çok önemli ve dikkatli, saygılı, şuurlu yapılmalıdır ki feyiz ve muhabbet yaşanabilinsin.

Bu hususta şunları dikkatlice okumakta faide vardır:

Yüce Allah Kur’ân-ı Kerim’de, müminlere Hz. Peygamber (sav)’i örnek gösteriyor:
“Allah’ı ve âhiret gününü arzulayan ve Allah’ı çokça zikredenler için, siz müminler için Allah’ın Resûlü’nde pek güzel bir örnek vardır.” ( Ahzab:21).

Hz. Peygamber (sav)’e tâbî olup, O’nu örnek edinmek hususunda bizzat Resulullah’ın söylediği birkaç cümleyi de hatırlayalım:
“Kim bana itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur.”

Buhârî’nin rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte ise Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmaktadır:

“Bütün ümmetim cennete girecektir, ancak yüz çevirenler müstesnâ!
Dediler ki:  – Ey Allah’ın Resulü! yüz çeviren kimdir?
– Kim bana itaat ederse cennete girer. Bana isyan edene gelince o, yüz çevirmiştir.”

Bu dünyada peygambere itaat etmenin, O’nun örnek edinmenin önemini anlamayıp, O’na itaat etmeyen kişi âhirette pişmanlık duyacaktır: Bakın Yüce Allah, ahirette bu pişmanlığı duyanların hâlini bize nasıl açıklıyor:

“O gün zâlim, ellerini ısırıp diyecek ki: Keşke ben de O Peygamberle aynı yola girseydim!… Vay başıma! Keşke falancayı dost edinmesem, onu örnek almasaydım.” (Furkan:27-28).

Halbuki O sav. ümmetinin derdiyle dertli bir ömür yaşadı ki, Allah cc. buyuruyor:

’’Size kendi aranızdan öyle bir Peygamber geldi ki zahmete uğramanız ona ağır gelir. Kalbi, üstünüze titrer, müminlere karşı pek şefkatli ve merhametlidir’’.

’’Buna rağmen aldırmaz, yüz çevirirlerse, ey Resulüm de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka tanrı yoktur.Ben yalnız O’na dayanırım. Çünkü O, büyük Arş’ın, muazzam hükümranlığın sahibidir.” (Tevbe:128-129)